09 Aralık 2016 Cuma

Depresyon alarmlı saat gibidir

Uzman Psikolog Özge Genlik, depresyonun alarmlı saat gibi olduğunu söyledi. Genlik, “Depresif bozukluğu, alarmlı çalar bir saat olarak değerlendiriyorum. Bir an gelir ve o saat kurduğunuz vakit çalmaya başlar. Bir an gelir ve o saat kurduğunuz vakit çalmaya başlar. İşte o an uyanmanız gerekir ve "kendinizi bul"ma serüveniniz başlar. Depresif bozukluk her birimizin özümüzde var olan karanlık yönlerimiz ile buluşmak için harika bir fırsat, eşi benzeri olmayan engin bir deneyimdir” dedi

19 Temmuz 2016 Salı 16:24
Depresyon alarmlı saat gibidir
DEPRESİF bozukluk tanısı almış kişilerin yaşam kalitesinin, veriminin azalması sonucunda ruh sağlığı uzmanları (psikiyatr, psikolog) kişinin ruh halini ilaç ve psiko-terapi teknikleri kullanarak iyileştirmeye çalıştığını ancak bunun nafile bir çabanın ürünü olduğunu anlatan Uzman Psikolog Özge Genlik, “Çünkü kişi sadece tedavi olur. Özünde deneyimlediği semptomlar uyuştuttularak geçiştirilmeye çabalanır. Halbuki depresif bozukluğun iyileştirilme sürecindeki temel amaç: kişinin kendi öznelliğinde acısını deneyimleyebileceği zaman ve mekanı güvenli bir alan haline getirebilmek olmalıdır. Ancak böylelikle zihin; dingin ve huzurlu olabilir. Daha sonrasında ise kişinin yaşamının nihai amacı ile buluşmasına vesile olabilecek yollar kişiye sunulmalıdır: yoga, nefes terapileri, meditasyon gibi teknikler kişinin nihai amacı ile buluşmasına vesile olarak , kişiyi dönüştürürler” diye konuştu. 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV